top of page

Öğrenilmiş Çaresizlik

  • Yazarın fotoğrafı: atuğçepekmezci
    atuğçepekmezci
  • 23 Oca 2020
  • 2 dakikada okunur


Hindistan’da filler küçükken kalın bir halat ile bir kazığa bağlanır. Küçük filler defalarca bu halattan kurtulmayı dener... Yine ve yine halattan kurtulamayan küçük filler bir süre sonra denemeyi bırakarak kaderine teslim olur. Filler büyüdüğünde onları kazığa bağlayan da aynı halattır ancak filler artık kocamandır. Tek çekişte koparabileceği halatı hiç zorlamaz, kurtulmayı denemez...

Çünkü artık kaçamayacağına inanmıştır, defalarca denemesi ve yanılması küçük file çaresizliği öğretir. Buna psikolojide öğrenilmiş çaresizlik denir.

Köyün delisi düşünmeye davet ediyor!

Bunun gibi hikayelerden sonra bilim insanları öğrenilmiş çaresizliğin detaylarını incelemek için deneyler yaptılar. Elde edilen sonuç hep aynıydı, hayvanlar bir yerden sonra denemeyi bırakıyor hatta buna maruz kalmayan ve arkadan gelen deneklere de bunu aktarmaya çalışıyorlardı. Böylece çaresizlik duygusunun sonradan öğrenilen bir şey olduğunu fark ettiler. Çok hayati bir meseleydi, peki insanlar için de geçerli miydi?

Bu çaresizlik biçiminin kişiden kişiye aktarıldığını, nesiller arasında gezdiğini ve hatta toplumların arasında haberimiz olmadan sinsi bir şekilde yayıldığını söylemek yanlış olmaz. Şöyle bir durup düşünelim, bize neler öğretildi, neleri yapamayacağımız söylendi, neler için teşvik edildik ve nelerden sakındık kendimizi?

Camdan engeller…

İşin kökünde başarısızlığı kökten kabul etmek ve camdan engellerin olduğuna inanmak yatıyor. Bu engellerin olduğunu düşünen kişi siz olmasanız bile sizi yetiştiren bir kişi hatta daha da ileriye gidersek atalarınız bile olabilir! Aslında potansiyel bir heyecanı ve başarıyı taşıyorsanız bile hayali olan bu camdan engellere takılmak ve kırılmaz bir döngüye girmek neden? Öğrenilmiş çaresizlik ile ilgili deneylerin bir numaralı ismi Martin Seligman çalışmalarını şöyle özetlemiş; “Ne zaman ki bir kişi, yaptığı şeyin küçük de olsa fark yaratamayacağına kendini ısrarla inandırırsa, kendini çaresiz hissedecek ve hiçbir şey yapmamayı tercih edecektir.’’

‘Nasıl olsa değişmeyecek’ sözü…

Bu çaresizlikten kurtulmak ve döngüyü kırmak tabi ki mümkün ancak nasıl yaptığınızın ve kendinizi bu duruma nasıl soktuğunuzun farkında olmayabilirsiniz. Alışılmış çaresizlik en etkili cephanemizden biri olan dilde yani kelimelerde gösterebilir kendisini.

Yok olmaz bu iş…Asla çözülmez ben söyleyeyim..

Bu yıl da çocuğun karnesi farklı olmayacak, bu çocuk böyle…

Bizim hangi işimiz düzgün gitti ki bu gitsin!

Amacımız dilimizdeki bu kelimeleri fark etmek ve daha sonra ‘nasıl olsa değişmeyecek’ sözünü evrimleştirip ‘neden değişmesin’e çevirebilmek. Köyün delisi halen kendi öğrendiği çaresizlikler üzerinde çalışıyor ve döngüleri kırmaya çalışıyor. Çünkü neden kırılmasın ki!

Başarı dolu hissedebildiğimiz, engelsiz günlere…

Yorumlar


©2020, Köyün Delisi tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page