Çoktan Olmuş Gibi Hissetmek..
- atuğçepekmezci

- 8 Nis 2020
- 4 dakikada okunur
Köyün Delileri nasılsınız! Umarım herkes evlerinde ruhsal ve fiziksel olarak sağlam bir şekilde hayat yarışına devam edebiliyordur..

Geçtiğimiz günlerde 'Heal' ( Türkçe adıyla 'Şifa' ) adında bir belgesele denk geldim. Son zamanlarda çokca düşündüğüm ve kendi vücudum üzerinde de çalıştığım gibi fiziksel hastalıklarımızın, ağrılarımızın ve anlam veremediğimiz bedensel dışa vurumların altında yatan psikolojik nedenleri anlatıyordu.
Alanında uzman ve araştırmacı insanların konuşmalarını, denemelerini anlatıyor. Ayrıca klasik batı tıp teknikleri ile iyileşmeyen hastaların farklı yöntemlerle nasıl iyi olduğunu ve şifacıları gösteriyor.

Belgeseli izledikten sonra konuşma yapan insanların kim olduklarını ve neler yaptıklarını merak ederek incelemeye başladım. Çoğu üniversitelerde hocalık yapan insanların yanı sıra terapistler ve doktorlar da vardı. Bu isimlerden bir tanesi Dr. Joe Dispenza. Farklı ülkelerde yaptığı seminerlerden konuşmalarını izledim ve kim olduğunu araştırmaya çalıştım.

Aynı zamanda bir yazar, Türkçe'ye çevrilmiş kitapları da bulunuyor ve 'bütüncül bilim' ile uğraşıyor.
Holistic Studies adı verilen ve bizde çevirisi tam olarak karşılık bulmayan bu çalışmalar aslında belgeselde bahsedilen temel kemiğin karşılığı, bilincin, bilinçli yapılan meditasyonun ve bir takım etkilerin kendi yarattığımız hastalıkların üstesinden gelindiğinden bahsediyor.

Bedensel tepkilerin dışarıdan gelen olaylarla değil de içeriden kaynaklandığını düşünmek ilk başta biraz zor geliyor biliyorum. Ancak bunu donanım ve yazılım sistemi gibi düşünüp anlam vermeye çalışabilirsek belki biraz daha iyi olabilir.
Düşünceleri, duyguları ve davranışları beynimize yüklediğimiz bir donanımla değiştirebiliyor olsak ve bunun fiziksel boyutta etkilerini hissedebiliyor olsak ne düşünürdünüz? Beynimize yüklediğimiz donanım bir yazılıma dönüşecek ve biz bu yazılım doğrultusunda düşünüp hareket edecek ve sonucunda gerçekliğimizi buna göre şekillendirmiş olacağız. Resme biraz dışarıdan bakarsak, içeride düşünüp hissettiğiniz şeyler bedeninize ve daha sonra hayatınızda yaşadığınız olaylara yansımaya başlayacak.
Dispenza ve ekibi burada önemli nokta olarak şunu öngörüyor; vücudunuza gelecekte istediğiniz şeyi çoktan gerçekleşmiş gibi hissetmeyi öğretebilir misiniz?
Yani bir durum istiyorsanız, bu bir ağrıdan kurtulmak, yeni bir şey öğrenmek, bir işe başlamak ya da bir şeyi başarmak olabilir, bu şey çoktan olmuş gibi hissedebilir misiniz?
İşte beynimize yüklemeye çalıştığımız donanım bu...
Peki neden böyle bir donanım? Bu donanım bizi nereye götürmeye çalışıyor?

İnsanların duygusal durumları ile uyumlu düşüncelere inandığını ve bunlara teslim olduğunu biliyoruz. Bu biraz şeye benziyor, kötü hissettiğiniz bir günde hep kötü olayları yakalarsınız, aklınıza hep bunlar gelir, dışarıda yürürken bile kara gözlüklerinizden başka bir şeyi görmezsiniz.. Tam tersi olduğunda da her şeyin içindeki iyiyi tutup çekmeye başlarsınız, dünya toz pembe olabilir ( keza aşık olanlar durumun uzun süre böyle gittiğini düşünüyor)
İşte çoktan olmuş gibi hissetmenin temeli burası, eğer duygusal durumunuzu başarmaya çalıştığınız şeyi gerçekten başarmış hissedecek şekilde ayarlayabilirseniz, düşünceleriniz, sinir sisteminiz, vücudunuz buna inanıyor ve teslim oluyor ( kötü bir şey gibi düşünmeyin, teslim olup harekete geçileceğinden bahsediliyor) ve istediğiniz yapıya uygun olayları daha çok fark edip buraya doğru yol alabiliyorsunuz.

Bazı insanlar buna olayları kendilerine çekmek veya kapı açmak diyor. Anlattığım taraftan bakarsanız burada açtığınız tek kapı kendi kapınız, ya da zihninizin ve hislerinizin kapısı. Yani aslında ortada mucize diye adlandırılan bir durum yok, çok uzun süredir göremediğiniz ve sizin için yararlı olan bir yolu görmeye başlamanız var.
Aslında bilimin cazibesi bizim için burada saklı. Bir şey biz onu anlamlandırıncaya , bilimsel olarak açıklayıncaya kadar mucizedir, doğa üstüdür. Açıklandıktan sonra bilim olur, araştırılır, üst üste biner, anlam kazanır. Ancak çok kesin yargılarla konuşmak ve olduğu gibi kabul etmek bizi daha ileriye gitmek için zorlar mı orasını henüz bilemiyorum...

Holistik araştırmalar, farklı rahatsızlıklar için ve farklı hedefler için yapılmaya, her gün araştırılmaya ve teknikler denenmeye devam ediyor.
Yukarıda bahsettiğim gibi sizde istediğiniz bir durum için bunun çoktan gerçekleşmiş olduğuna dair hissetmeyi kalbinizle ve vücudunuzla deneyebilirsiniz. Son olarak Dispenza'nın bir seminerinde verdiği tavsiyelerden bir kaçını paylaşıp yazıyı bitireceğim.
Terapilerde de yapmaya çalıştığımız gibi zihninizde dolanan düşüncelerin ve duyguların farkına varmaya çalışmanız lazım. Bu her ne kadar çok kolay olmasa da ( çünkü kendimize karşı ya çok şefkatli ve dirençli oluyoruz ya da çok aşağılayıcı!) ne tür sınırlandırmaların içinde dönüp durduğumuzu anlamamız lazım. Örnek veriyorum, o yapamaz- bu yapılamaz- yapmamalı- hissetmemeli tarzında düşünceleriniz neler? Tek başına yapılamaz mı? Yeterli enerjiniz yok mu? Paranız mı yok? Para çok mu zor kazanılır? Yeterli yeteneğiniz mi yok? Öyle hissediyor olmanız yanlış mı? Erkeksiniz ya da kadınsınız diye bu sizin için geçerli değil mi? Bu anlatılanlar gerçekten işe yarar mı çünkü yaradığını daha önce kimseden duymadınız mı? ve bunlar gibi sınırlandıran ve içinde yaşadığınız düşünceleriniz neler?

Yazmak ve bulmak için bol bol vaktiniz var, üşenmeyin bunu kendiniz için yapabilirsiniz..
,
Dispenza şöyle öneriyor; her sabah uyandığınızda daha mükemmel olan halinize ulaşmak için ne yapabilirsiniz, düşünün ve sizi ayağa kaldıran içsel enerjinizi hissetmeden kalkmayın! Hani şu heves içeren, kalbinizde ve midenizde hissettiğiniz şevk hissi var ya ondan bahsediyor.. İçsel olarak bunu hissetmeye çalışın, zaten ne demiştik, çoktan gerçekleşmiş gibi hissetmeyi deneyin ve yataktan kalkın..
İkinci olarak her akşam yaşadıklarımız hakkında vücudumuza minnettarlık hissetmenin nasıl bir şey olduğunu öğretmemiz gerektiğini söylüyor. Biri size bir hediye verdiğinde ne yaparsınız? İçten bir şekilde teşekkür edersiniz. Vücudunuz minnettarlık hissettiğinde neler olabilir? Yukarıda duygusal durumlar ile uyumlu düşüncelere kendimizi bıraktığımızdan bahsetmiştim, aynı noktaya çıkıyoruz..
İyiyim diye düşündüğünüzde vücudunuz olmadığına inanıyorsa düşünceleriniz beyinde gelip geçici bir şey olmaktan öteye gidemiyor. Bize sinirsel bir ateşleme lazım. Minnettarlığın vücuda öğretilmesi vücutta hislerin değişmesi için bir başlangıç olarak kabul ediliyor, diğer tarafından bakarsak da içsel huzurumuz için çok güzel bir hareket, düşünsenize bu zamana kadar size hayat tarafından neler çoktan verildi!
Ve son olarak farkındalığı açmak, gözleri kapatarak bilinci, farkındalığı arttırmak. Stresi azaltarak nefesinizin vücuda daha rahat girmesini ve duygusal düzenlemeyi sağlayabilir. Elimizdeki telefonlardan daha çok yararlanabiliriz, çok güzel meditasyon programları keşfetmiştim, instagram hesabında paylaşıyorum arada, bakabilirsiniz.. Zaten en nihayetinde kendiniz için bir şeyler denemek istiyorsanız kendinizle biraz baş başa kalmalı, neyi ne kadar istediğinizi, sınırlandırmalarınızı, minnet duygunuzu ve yüklemeye çalıştığınız donanımı çözmeli ve bunlar için çalışmalısınız. Armut pişip ağzımıza düşmeyecek!
Bu süreçte karar verenler, sınırlamaları çözenler ve hissetmeye başlayanlar küçük bir yazı bırakıverin, yalnız olmadığımızı hatırlayalım..
Sağlıkla kalın..



Belgeseli merak ettirdiniz, izleyeceğiz.. yaşadıklarımızı biraz kontrol edebiliyoruz gibi, öyle bir anlam çıkardım. kendimiz için çalışacağız, aileme de anlatacağım, bilgiler için teşekkürler. Ben bugün denemeye başlıyorum. Sevgiler.