top of page

Ye çocuğum ye!

  • Yazarın fotoğrafı: atuğçepekmezci
    atuğçepekmezci
  • 4 Şub 2020
  • 3 dakikada okunur

Çocuğum yemiyor!


Aç ağzını bak uçak geliyor!


Çizgi film açıp yemek yediriyorum, o zaman yiyor..


Yemek yedirmek için peşinden koşturuyorum, aç kalacak bu çocuk..


Tanıdık gelen cümlelerse size altın bir sır vereceğim, okumaya devam edin. Köyün delisi geçtiğimiz haftalarda yeme bozukluklarıyla ilgili bir oturuma katıldı. Anlatılanlar çok mantıklıydı, sizlerle de paylaşmak istedim.



Yemek yeme alışkanlıklarımız daha el kadar bebekken başlıyor. Acıktığında ağlayan bebeğe meme veriliyor ve bebek susuyor. Yani evet acıktığında ağlayabiliyor… biraz daha büyüdüğünde farklı ürünleri yemeye başlıyor. Anneler çocukları her şeyi denesin ve her vitaminden faydalansın istiyor. Ama arada bazı farklılıklar var, Asla yerinde durmayan zıpır gibi hareket eden çocuk açım diye ağlamıyor, aksine yemekten kaçıyor!



Hadi hep beraber geriye gidelim, yemeğin bu kadar çeşitli olmadığı zamanlara, evet taa ilk zamanlara. İnsanların meyveleri gezerken ağaçlarda bulup yediği, etin kıymetli ve hemen tüketilmesi gereken bir şey olduğu zamanlara. İnsanlar az yemeklerle, yemişlerle yetinebilir ve bulduğunu yeme eğilimindedir.

Geçen haftalardan birinde gazete köşesinde kıtlık psikolojisinden bahsetmiştim, mantığı aynı. Vücut yediği her ürünü depoluyor çünkü ürün az, ama bu sayede yetinebiliyor ve sağlık sınırları içerisinde kalınıyor. Zamanla birlikte yiyecek ürünler de bizler gibi değişiyor . Bir sofraya oturduğumuz zaman karnımızdan önce gözümüz doysun istiyoruz. Aslında ideal miktarda ürünlerle doyum sağlayabiliyoruz. Aynı şey çocuğunuz için de geçerli. Eğer çocuğunuzun acıkmasına fırsat vermezseniz nasıl yemesini bekliyorsunuz ki!


Aç kalacak korkusu


Haydi anlaşalım, artık böyle bir korkunun ortadan kalkması gerek. Atalarımızdan bu yana kimse birkaç gün aç kaldığı için ölmüyor. Aksine aç kalmasına fırsat vermeyerek düzenli saatlerle beslemeye çalışılan çocuklar için duygu körelmesi durumu meydana geliyor. Bu sert tutumlu beslenme düzeninin dışına çıkarak olanları gözleyebiliriz. Evin içinde bırakacağınız sağlıklı atıştırmalık yiyecekler çocukların arada bunları yemesini ve sanayi tipi ürünlerden uzak durmasını sağlayarak doygunluk yaratır. Acıktığında da yemeklerin nerede olduğunu ve sizden isteyebileceğini söylerseniz ne ala! Sonsuza kadar atıştırmalık yiyemeyecek çocuk en nihayetinde acıkacak ve yemek isteyecektir.


Duygusal körelme nedir?



Ne yazık ki atalarımızdan bu yana her yiyeceği bulamayan ve bilinçaltına yiyeceğin sınırlı olduğu kodlanan büyüklerimiz bize çocuk beslemeyi böyle öğretmiş.

Çocuklar düzenli olarak beslenmelidir yoksa aç kalırlar ve aç kalmaları iyi değildir öyle değil mi?

Değil!


Aksine biz çocuklarımızı aç kalmasın diye beslemeye çalışırken, özellikle ağzına yedirmeye çalışırken onların açlık durumunu tamamen göz ardı ediyoruz. Her ne kadar küçük varlıklar olsalar dahi onlar da birer insan! Ve açlık, tokluk gibi hisleri mevcut. Mideleri konuşuyor ancak ağızları çok fazla konuşmuyor. Bunu doğru bir şekilde aktaramadıkları için doğuyor bütün problem.

Sürekli olarak farklı yollarla beslediğimiz ve yemek yemiyor diye kendimizi üzdüğümüz çocuklarımız da bir süre sonra duygusal körelme yaşayarak açlık duygusuyla yemek yeme istemeyi tamamen birbirine karıştırmaya başlıyor.

Aslında çoğu yeme bozukluğunun altında, hadi o kadar kötü konuşmasak bile çoğu bozulan diyetlerin altında çocukluktan gelen yapılar yatıyor.

Buna duygusal açlık diyoruz. Yani doyurulması gereken yer gerçekten mideniz mi yoksa duygularınız belirli saatlerde acıkmanız gerektiğine dair inançlarla sizi yönetiyor mu?



Sebze meselesi


Son yapılan çalışmalarda sebzelerin yoğun aromatikler içermesiyle ilgili enteresan bir şey buldular. Bu aromatiklerden bazıları alerjen etkiler ortaya çıkarabiliyordu.

Küçük çocukların alerjen maddelere daha hassas olduğunu biliyoruz. Demek ki genelde çocuklukta sevilmeyen bazı ağır sebzelerin evrimsel süreçte kendi kendimizi korumak gibi bir görevi olabilir.

Bu sebeple çocuğunuz belirli sebzeleri, birkaç sefer, farklı türde denemenize rağmen yemek istemiyorsa zorlamak yok, vücut kendini korumaya çalışıyor olabilir.



Aynı ürünlere takılan çocuklar



Çocuklar için dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da sürekli olarak aynı yiyeceklere takılan ve sürekli aynı şeylerle beslenen çocuklar. Örneğin sürekli makarna ve köfte yeme, patates gibi yiyeceklerle karnını doyurma ve başka bir şey istememe gibi olabiliyor.

Anneler genelde böyle bir durum karşısında çılgına dönüyor ve çocuğun yemek yeme düzenini değiştirmek için kendini paralıyor.

Burada önemli olan çocuğunuzun ihtiyacı olan vitaminleri zaten o yiyeceklerden alıyor oluşu ve bunu hayatının sonuna kadar sürdüremeyecek oluşu. Farklı sebzeleri ve meyveleri ulaşabileceği ve görebileceği yerlere koymanız alternatiflerin olduğunu çocuğa gösterir. Ancak unutulmaması gereken en önemli şey çocuklarımızın bizleri taklit ettiği, yani sürekli olarak sanayi tipi ürünler tüketen ebeveynlerseniz çocuğunuzdan sağlıklı beslenmesini öğrenmeyi beklememeniz gerekir..


Bir başka gözden bakarsak da, çocuğunuzla böyle bir durumda çok fazla ilgilenmeniz, üzerine düşmeniz çocuğunuz için ikincil bir kazanç olabilir yani onunla ilgilenmeniz hoşuna gidiyor olabilir. Bunun için öncelikle yemek yeme mevzusu dışında çocuğumuzla nasıl vakit geçiriyoruz, geçirdiğimiz zaman neler yapıyoruz bunları düşünmemiz lazım.


Köyün delisi altın bir sır vereceğini söylemişti, o zaman söylesin…


Çocuğunuzun peşini bırakın!



Sırrımız bu kadar, çocuğunuzun peşinde dolanmayı bırakın...

Evin bazı yerlerine atıştırmalık sağlıklı yiyecekler koyarak eski yaşamları taklit edin. Oynarken aralarda atıştırsın, bırakın sadece makarnayla doysun, köfte yesin. Bunu abartıya kaçmadan ve ikincil kazanca dönüştürmeden anlatın ve farklı yiyecekleri nereye koyduğunuzu gösterin, sizde bu yiyecekleri yiyerek görmesini sağlayın..

5 yaşlarından itibaren yavaş yavaş sofraya davet edin, oturup sizinle birlikte zorlama olmadan sizin yediklerinizden denemek isteyecektir çünkü özenmeye başlayacaktır!


Yani işin sırrı herkesin dilinde olan mükemmel anneliğe biraz sakin bir ara verip doğal anneliğe kavuşabilmekte, rahat olun, bu hepimizin içinde var…





Köyün delisinden ´ ye çocuğum ye´ buraya kadardı.

Sakin ve doğal beslenmeli günlere...


Deneyimlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz, böylece bir çok anne yalnız olmadığını anlayacaktır ve başka fikirlere de sahip olacaktır...

Yorumlar


©2020, Köyün Delisi tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page