top of page

Oyuncak Hikayesi

  • Yazarın fotoğrafı: atuğçepekmezci
    atuğçepekmezci
  • 23 Oca 2020
  • 2 dakikada okunur


Bu hafta 1995 yılında ilk filmi yayınlanan ‘Oyuncak Hikayesi’ animasyon filminin çıkan son ürünü; dördüncü filmini izledim. Çocukluğumdan çok aşina olduğum bu filmde bir grup özel oyuncağın çocukla kurdukları iletişim anlatılıyor. Çocuğun büyümesiyle birlikte oyuncaklar başka çocuklara aktarılıyor veya tamir ediliyor ve karakterlerin başlarından geçen olaylar anlatılıyor. Son film ise bende heyecan yerine buruk bir tat bırakıyor çünkü çocuklar büyüyor ve oyuncakların yolları ayrılıyor, farklı yerlere savruluyor.

İzlerken kendi çocukluğumu ve oyuncaklarımı düşündüm. Nelerle oynadığımı, nasıl hayal kurduğumu ve bunların nerede bittiğini…

Hadi hepiniz biraz düşünün, büyüdünüz ve oyunla işi kalmayan belki sadece çocuklarınızla oynayan insanlara dönüştünüz. Çocuk iken nasıl oyunlar kurdunuz, neleri yansıttınız o dünyaya ve neler aldınız?

ÇOCUK İÇİN OYUN

Oyun çocuğun dili, oyuncaklar ise kelimeleridir. Çocuk kendini ifade etmeyi, kuralları öğrenmeyi, hayal dünyası ile gerçek arasında bağlantı kurmayı ve sosyalleşmeyi oyun sayesinde sağlar. Konuşarak anlatamadığı bir duygusunu oyunla gösterebilir ve enerjisini bu yolla açığa vurabilir. Büyüklerin dünyasına uyum sağlayamayan çocuk için oyun alanı egemenlik kurabildiği ve kısıtlamasız özgür olabildiği tek alandır. Tadı da çok tatlıdır, saatlerini oyun oynayarak geçirir bazen yemek için bile oyununu bırakıp gelemez… Çocuğun kişilik gelişimi için önemli olduğu kadar ruhsal sağlığı için de kıymetlidir oyun, duygularını düzenlemeyi ve doğru ifade etmeyi öğrenir.

ŞİMDİKİ OYUNCAKLAR?

Bir oyuncak mağazasının içine girip gezinin, köyün delisi çocuklar için gezindi! O kadar çeşitli oyuncaklar var ki! Çocuk olup oynayasınız geliyor… Farklı oyunlar kurmak için detaylı oyuncakların üretilmesi ve kullanılması çok güzel, muhteşem! Ama aslında biz bundan daha değerli bir şey biliyoruz;

Hayal gücü!

Zaten her şeyin elle tutulabilir olduğu oyuncakların içinde çocuk için hayal gücünü kullanıp soyut dünyaya girebilmek daha keyifli. Boş bir karton kutuyu boyayarak ve yapıştırarak ev haline getirmek pahalı ve hazır bir oyuncak eve sahip olmaktan daha güzeldir çünkü çocuğun kendi ürünüdür!

Bir de elektronik oyuncaklar…

Yoğun olarak kullanılan elektronik oyuncakların çocukların dil ve konuşma gelişimini engellediğini görüyoruz , yani tablet ve telefonlarla çocuklarımızı oyalamak çok kolay görünürken arka plandaki kayıplar can yakabiliyor. İletişim kuramayan, duygularını rahat ifade edemeyen, öfkeli çocuklar karşısında ana babalar şaşırıyor, ne olduğunu anlayamıyor…

İzin verelim çocuklarımız hayal dünyası ile gerçekler arasındaki köprüyü daha sağlam kurabilsin, pahalı oyuncaklar yerine beraber üretebileceğimiz malzemeler alalım ve oyuncaklar yaratalım, boyayalım yapıştıralım, onun dünyasına daha fazla girmeye çalışalım, bize anlatmak istediklerini dinleyelim ve oyunlarına saygı duyalım…

Unutmayalım ki çocuklarımız için oyun bir oyalanma aracı değil ciddi bir uğraşı.

Bol oyunlu ve maceralı günlere..

Yorumlar


©2020, Köyün Delisi tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page