Bence Ben Kendimi Tanıyorum
- atuğçepekmezci

- 25 Şub 2021
- 2 dakikada okunur
Düşündüklerimiz bizi oluşturduğunda başlar ya her şey. Ben böyle biriyimdir dersiniz. Başınıza bir kaç olay gelir. Bakarsınız aynı şeyleri düşünmüşsünüz. Aynı hareketleri yapmışsınız.
Ait olduğunuz bir yer var. Öğrendikleriniz, ahlakınız.. Bu ayıptır dersiniz mesela. Bu kötüdür, yapılmaz dersiniz. En iyisini yaptığınızı düşünürsünüz. Çünkü düşünme yetiniz vardır, doğrusuna karar verirsiniz.

Peki, buraya kadar sular normal. Ancak kendinizi tanımadığınızı düşündüğünüz, farklı tepkiler de verdiğiniz anlar oluyor mu hiç?
'Bir dakika ya, bu ben değilim ki!' dediğiniz anlar. Ya da ben böyle yapmazdım bana ne oldu diye sorduğunuz dakikalar.
O kadar çok danışanımla kaldık ki bu soruyla baş başa. Ben kimdim, neredeydim, hangisi doğruydu bana göre, hepsinin yıkılışına şahit olduk.
Kendimizi bir kişilikle bütünlediğimizi sandığımız zaman sular durgunmuş gibi görünüyor biliyorum. Ama gerçekten kişiliğimizin ve oluşturduğumuz davranışların hiç esnemeden öylecene kaskatı durmasını bekliyor muyuz? Öğrendiğiniz her şeyle, her olayla birlikte büyüyor ve gelişiyorsunuz. Kendinize ve düşüncelerinize esnemeleri için fırsat tanımadığınız sürece eğrilmeden kırılmaya doğru gidiyor olabilirsiniz.

Eğrilmek böyle bir anda daha iyi seçenek gibi dururken kırılmak tehlikeli gibi görünür. Çünkü gerçekten insanlar kendilerini kırılmış, anlamsız, bozulmuş ve onarılamaz gibi hissedebilir.
Yani herhangi bir şehirde, öylece oturduğunuz koltukta bunları okuyor ve kendinizi düşünüyor olabilirsiniz. Ben şöyle bir insanımdır diyorsunuzdur belki. Ya da tam bu karmaşanın göbeğindesinizdir, yazı da ilginizi çekmiştir, merak etmeyin yalnız değilsiniz.
Böyle bir durumda danışanlarımla ilk olarak ne yapıyoruz biliyor musunuz?
Sakin oluyoruz!
Bir adım geriye çekildiğimizde kaos artık bize farklı bir durum gibi görünebilir. Ve insan üstü bir hareketle her şeyi bir günde çözmek zorunda değiliz. İşte bu yüzden sakinleşip duruma birlikte bakıyoruz, neresinden tutarsak kendimizi daha rahat tanıyabiliriz, bu yeni halimize, dönüşen kimliğimize daha çok ısınabiliriz, ya da çok basit olarak; bu hareketleri yapan ve bu kararları veren kim, bunları anlamaya çalışıyoruz.
Genelde bu karmaşa, içinde iken kişiye çok kötü hissettirebiliyor biliyorum. Kendini tanı ya da kendini sev gibi klişe cümleler de hiç işe yaramıyor onu da biliyorum. Tüm bu görünen tablonun arka planında dönen örüntüleri tek cümlelere sığdırmak gerçekten mümkün değil, mümkün hale geldiyse zaten tablonun içinde hiç değil..

Hazır tablo demişken, kendi kimliğimiz bir yana bir de içinde olduğumuz bir hayat tablosu da var. Örneğin hayatınız bir tablo olsaydı, siz bu tablonun neresinde rol alıyor olurdunuz? Hangi tarafında duruyor olurdunuz? Bu da bir başka yazının konusu olsun, iç içe geçmiş olmasın.
Ne demiştik, bir adım geriye, yavaş yavaş, anlamaya çalışarak...



Yorumlar