top of page

Annelik İçgüdüleri ?!

  • Yazarın fotoğrafı: atuğçepekmezci
    atuğçepekmezci
  • 23 Oca 2020
  • 2 dakikada okunur


Köyün Delisinden merhabalar!

Bugün doğum sonrası depresyonunu masaya yatıracağız. Bebeğiyle resmini 6 aydan sonra paylaşan bir annenin fotoğrafının altında şöyle şeyler okudum;

‘ Merak etmeyin geçiyor demişlerdi, gerçekten geçiyormuş!,’

‘Kendimden şüphe etmiştim acaba annelik içgüdüleri yok mu bende diye ’

‘Sürekli ne yapacağım ya ben şimdi modu geçmek bilmiyordu, hayatımın bittiğini düşündüm’

‘Aynaya her baktığımda gördüğüm kadını tanıyamıyordum, dayanın geçiyor! ‘

Doğum… Bir canlının dünyaya gelişi çok mucizevi aynı zamanda bunu üstlenen canlılar yani kadınlar için de bir o kadar güzel ve zorlayıcı bir deneyim. İçinde büyüyen ve vücudunun bir parçasıymış gibi düşünülen bu küçük canlıyla iletişim kurabilmek, ona sevgisini aktarabilmek her annenin hayali.

Peki ya bir anda işler ters giderse ve böyle hissetmezlerse?

Doğum sonrası depresyonu her on kadından birinde görülebilen, stres yoğunluklu bir depresyon çeşidi. Doğumdan hemen sonra yaklaşık 48 saat içinde ortaya çıkabiliyor ve bir seneye kadar uzayabiliyor! Onu iyice tanımak, neler yapabileceğimizi bilmek gerek.

Bebek sahibi olmanın getirdiği zorluklar, anne olmanın sorumluluk duyguları, genelde doğum ve sonrasında oluşan kalabalık hal, vücudun fiziksel değişimi, annenin yaşadığı doğum travmaları ve bebek stresi anneyle bebeğinin arasında oluşacak ilişkiyi biraz engelleyebiliyor ve kişi kendini kötü hissetmeye başlıyor.

Nasıl anlaşılıyor?

Duygu ve düşünce olarak değişimler meydana geliyor. Fazlaca mutsuz ve çaresiz hissetme, sürekli ağlama isteği ya da ağlayamama, kendini değersiz hissetme, ruh halinde hızlı değişim, bebekle yeteri kadar ilgilenemediğini düşündüğü için suçluluk hissi, gergin ve panik olma durumu, kızgınlık, bebeğe karşı hissedilmesi beklenen duyguların hissedilememesi.

Aynı zamanda fiziksel değişimler de eşlik ediyor. Doğumla birlikte vücudun zayıf düşmesi ve halsizlik, uyku bozukluğu, rahatlayamama, cinsel ilişkiden soğuma ve iştahta değişiklikler de bunun bir parçası.

Ancak bu belirtiler yeni anne olan her kadının hayatında yaşanıyor. Bunları yaşayıp annelik sürecine yavaş yavaş alışmak ve bebekle sevecen bir ilişki kurmak en sağlıklı görüneni. Bunu bir depresyona çeviren nokta işin içindeki düşünceler kısmı ve bunların ne kadar uzun sürdüğü. Bunun aşılamayacak bir şey olduğunu ve hiçbir işe yaramadığını düşünme, konsantrasyonun çok az olması, bebekle ilgilenmek istememe ya da bebeğe zarar verebileceği düşüncesi en yaygın düşüncelerden.

Neler yapılabilir?

İlk adım olarak bir şeylerin farklı olduğunu kabul edin! Fark etmek ve kabul etmek değişim için başlangıçtır.

Bol bol konuşun. Yaşadığınız duyguları ve içinizden geçen düşünceleri anlatın, paylaşın, başkalarının hikayelerini dinleyin.

Pratik yardımları geri çevirmeyin.

Her şeyin mükemmel olması için kendinizi yormayın, bu yeni düzene alıştıkça devamı kendiliğinden gelecektir.

Mümkün olduğunca dinlenin ve iyi beslenmeye çalışın.

Rahatsız edici düşüncelerin depresyondan dolayı olduğunu kendinize hatırlatın, mümkünse terapi desteği de alabilirsiniz.

Ve en önemlisi bunun geçici bir durum olduğunu unutmayın, hiç kimse hali hazırda bir anne olarak doğmadı!

Sizlerin de paylaşmak istediği doğum sonrası depresyonuna dair hikayeler varsa lütfen bana yazın..

Sevgi dolu günlere..

Yorumlar


©2020, Köyün Delisi tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page